Sunday, March 27, 2016

UÇAKTAKİ PENCERELER...



Bir çok defa uçak yolculuğu yaptım. Pencere kenarındaki yolculardan bir kaçı dışında pencerelerini kapatanlara da rastlamadım. Ayrıca kabin görevlileri de, yolculuğun başlarında yaptıkları bilgilendirmede pencerelerin kapatılmaması gerektiğini duyururlar. Fakat bu talebin sebeplerini açıklamazlar.

Yakın zamanda rastladığım bir yazıda uçak yolcularından pencerelerin kapatılmamasını talep etme sebebini okudum. Oldukça ilginçti.

Pilotlar uçağın ön tarafında görev yapmaktadırlar ve teknoloji ne kadar gelişmiş de olsa, uçağın her yerini görememekteler. Kabin görevlileri de sürekli olarak görevleri kapsamında bir takım işlerle meşgul olduklarından onların da sıklıkla pencerelerden dışarı bakma imkânları olmamakta. Dolayısıyla yolculara sebebini anlatmasalar da, aslında pilotlar pencere kenarında oturan yolcuları uçuş güvenliği konusunda görevlendirmektedirler. Uçağın dış cephesinin her hangi bir kısmında bir sorun çıkması hâlinde pencere kenarında oturmakta olan bir çok yolcudan  birisinin veya bir kaçının sorunu görme ihtimali çok yüksektir. Yolcuların bu konuda açıkça bilgilendirilmemeleri de anlaşılır bir durumdur.

Bu olay, insanın insana doğrudan veya dolaylı olarak ufuk açabildiği konusunda ilginç bir örnek. İnsan göremediği bir şeyi başkaları görebilir. Konu uçakta pencere önünde oturan yolcuların pilotlardan daha zekî veya akıllı veya mantıklı insanlar olmaları değil. Konu, uçağın gövdesine farklı açılardan bakabilmeleridir. Aslında yolcuların önemli bir kısmı da, bunun ihtiyaç duyulduğu zaman ne kadar önemli olabildiğini de, ihtiyaö anına kadar bilmezler de.

Başkalarının bakış açılarına ihtiyacımız var. Başka insanlara kulak vermenin veya özellikle onlardan tavsiyeler almanın, onlardan daha az zekî olmakla ilgisi yoktur. Onların farklı bir bakış açısı vardır, olaylara bizim nazarımızın ihata edemediği-kapsayamadığı bir açıdan bakarlar. Bu önemli bir zenginliktir.

Kendimizi kaliteli insanlarla çevrelemek ve onların bakış açılarına ve fikirlerine açık olmak, hayatımıza yeni pencereler açmak gibi. Bir yandan da kaliteli kitaplar, kaliteli filmler, tiyator eserleri de, hayatımızı çevreleyen farklı pencerelerden bakan insanların deneyimlerini bize ulaştırırlar.

Hayat içinde hiç kimse kendisine yetmez. Başkalarının bakış açılarına, fikirlerine de ihtiyacımız var.
------------------
------------------
----------------

RADYOCULUK, SOSYAL MEDYA VE IMAM-I AZAM HAZRETLERİ




Bir ara, mağazalarda satış temsilciliği yapan kişilerden oluşan gruplara İngilizce dersi veriyordum. Bu öğrencilerimle ders dışında çay sohbetleri yaparken, onlara radyo anılarımı anlatmıştım. Bunlardan birisi de bana yayın dışında küfreden dinleyicilere verdiğim tepkiydi. Bunlar, düşüncelerimi beğenmedikleri veya onları canlı yayına telefon konuğu olarak almadığım için bana kızgın olan bazı kişilerdi. Yayın dışında radyoyu ararlar, telefona ben baktığım için bana küfrederlerdi. Fakat öyle-böyle değil, bayağı ağır küfürlerdi bunlar. Ben ise onlara “söyleyecekleriniz bittiyse, telefonu kapatıyorum yoksa devam edin” derdim. Bunun üzerine muhataplarım şaşkınlık içinde telefonu kapatırlardı.

Bu dersi İmam-ı Azam’dan almıştım. Muhtemelen aklı da içtihat parametleri arasında önemli bir ölçü olarak kabul ettiği için, bu büyük imamın içtihatlarını onaylamayan birisi onu evine giderken takip eder. Bu arada ağzı da boş durmaz ve bu zavallı insan büyük imama hakaretler eder. İmam-ı Azam Hazretleri evinin önüne gelince, “kardeş, daha söyleyeceğin şeyler var ise, devam et, yoksa müsadenle eve gireceğim” der. Seviyesiz sözler sarf etmiş olan adam şaşkınlık içinde kalır. Rivayete göre, bu şahıs ertesi gün gelip, İmam-ı Azam’ın elini öper ve af diler.

Bunları anlatmış olduğum bir öğrencim bir hafta sonraki dersimiz bittiğinde yanıma geldi. Ve bana bir olay anlattı:

Öğrencim mağazada mesaisini yaparken bir müşteri gelir. Bu bayan çok aksidir ve yorucu davranır. Tezgâha bir sürü ürün indirtir, beğenmez, bir yandan satış temsilci olan öğrencimi paylar vs. öğrencim aslında dik duruşlu ve kendisini ezdirmeyen bir tiptir. Tam bayana çıkışacakken benim İmam-ı azam2dan ilhamla radyodaki tavrımı hatırlar. İçinden “sabredeyimi, bakalım ne olacak?” diyerek alttan almaya devam eder. Neyse müşteri de alacağını alır, gider ve eziyet biter.

Öğrencimin esas heyecanlandığı bölüm şudur: Ertesi gün işe geldiği zaman ona mağaza müdürünün onu beklediğini söylerler. O da “dünkü bayan müşteri şikâyet etti herhalde” diye düşünür. Neyse ben gayet nazik davrandım sorun olmaz” der ve müdürün ofisine gider.

Mağaza müdür yalnız değildir, yanında yöneticilerden bir kaç kişi daha vardır. Hepsinin de yüzü gülmektedir. Mağaza müdürü ayağa kalkar, ona elini uzatır ve “seni tebrik ediyoruz” der. Olayın aslı şudur: Evvelki gün gelen aksi müşteri yönetimin elemanları hâl ve tavır olarak denemek için zaman zaman mağazalara göderdiği göreevlilerden birisidir. Ve öğrencim bu imtihanı başarıyla vermiştir.

Birinci ders, İmam_ı Azam Hazretleri gibi büyük insanlar kendi sadece kendi çağlarını değil, yüzlerce yıl sonrasını aydınlatırlar.

İkinci ders: Öğretmenler bu aydınlanmayı devam ettirmeli, öğrencilerine taşımalılar.

Üçüncü ders: Tepkilerimizin niteliklerini muhatabımız bir yere kadar etkiler; sonrasında ölçüyü biz koymak durumundayız. Yoksa muhataplarımıza benzeriz.

Bu yazıyı sosyal medyada muhataplarını seviyesiz, düşüncesiz ve zaman zaman etikten yoksun bir şekilde eleştirerek, aslında haklı oldukları hâlde haksız duruma düşenleri gördüğüm ve okurlarımı ikaz etmek için yazdım.

Cezayir kahramanı Ömer Muhtar,  düşmanları olan İtalyanlar gibi davranmak isteyen bir askerine şunu söyler: “Onlar bizim hocamız değil.”


Nokta. 
------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------